ARINMA KORUNMA SAHTEKARLIK DEĞİL Mİ..?

Son haftalarda ve özellikle TBMM içinde ismi önemli değil bir vekilin Alevilere karşı içinde beslediği kini dışa vurma şeklind ki ” Suriye’de Müslümanlar katledilirken sessiz kalanlar, Aleviler öldürülünce fırtına kopartıyorlar ” gibi kim ve nefret söyleminin dışa vurumunu tarafsızlık,demokrasi ve Cumhuriyet ilkelerine sadakatli olacağına dair yeminli olmasına rağmen bilinç altında kalan duygularını dile getirmesi başlı başına bir sorun..
Ama,
Aynı şahsın Alevi canların ve Alevi kurumlarının gerek özel sosyal medya hesaplarında gerekse Kurumsal açıklamalarla gösterilen tepkiler sonrasında özür dilemek yerine kendine uygun sığınacak arınıp aklanacak bir liman bularak birde hep beraber tarihsel mitolojisinde önlerine alıp Alevilerin akılları ile oynayarak, ” Ali’yi sevmek Alevilik ise Bende Ali’yi seviyorum bakın ” der gibi toplumun genetiğininher tavır ve söylemi ve hatta eylemi ile oynamayı becerebilen bir aktör..
Gelgörki,
Ali’yi sevmenin zaten İslam olanların olmazsa olmazı olduğunu o ve ailesine yapılan katliam ve haksızlıkları bizzat İslam’ın ve inanırlarının öözmesi gereken kendi içsel sorunları olduğunu ve Ali ile aile efradlarınında Alevi olmayıp İslam’ın ateşli milisleri ve ilk inanırları olduklarını hepinizden çok iyi bilmelerine rağmen tarihsel giğüranlığı zülum ve katliamları din için yapılınca savunma çabası ile insanlıklatını unutup kendilerinin değilde Alevilerin sorunu gibi gösteren ve bu vesile ile duygusal zeka oyunu ile resim çektirip kandırmaca sahtekarlık gömleğini giyme ustalık becerilerini sahnelenemkten ve bunu yaparken de “Bakın işte siz ,sizinle ilgisi olmayan bir resimle sizi susturdu. ” Dediğini gözümüzün içine baka baka anlatıyor.
Mesele o zatın veya tarih boyunca fetvaları ile emirleri ile kan saiki ile komşu olan ekmeğini lokmasını paylaştığı insanların cehaleti sonucunda katledildikleri ve bunu da Cihat, Allah din kisvesi ile yaptıklarını unutacak kadar zayıf balık hafızalı ve bir o kadarda köle ruhlu çıkar nedeni ile kendi gerçekliğini görmezden gelen bildiği halde unutan STK ve Cemevi yönetenlerinin aymazlığı ve haleti ruhiyelerinin kendileri yol ve felsefeleri insanlıkları hak ve hukuk anlayışları için değil çıkar odaklı ben merkezli olmalarıdır asıl sorun. Aleviliğin Yol süregindeki, Dar’ı Mansur,İkrarı,Rızalığı ve yol hakikatını çala kalem ortadan kaldıran karın ve bu tür tezgahlara çanak çömlek olmalarıdır. Sorun.Bu gurüh acaba,Maraşta,Sivas’ta, Çorum’da, katledilenleri,
Pirsultanları,Hallacı mansurları nesimileri, hatta, Suruçda,Roboskide
,Suriyede,Afrinde,Gazzedeki zülum ve katliamları
biliyorlarmı,nasıl bir tepki gösteriyorlar veya yapıyorlarmı, pirsultanın hınzır paşaya söylediği”Benim köpeklerimin yemediği lokmaları ben nasıl yerim , yada Senin lokmaları o kapıdaki itlerim bile yemiyor,
yemezler ” söylemindeki öğretiyi içselleştirebiliyorlar mı…???
Kimseyi kırmak incitmek ve küçümsemek değil sadece ve sadece yolu ve yolun kuralını olmazsa olmazı hatırlattım, bir özür dilemekten imtina eden zihniyete çanak tutmanın duygusal aşağılanmanın bilincinde olmaları olmamız gerektiğinin altını çizdim. Sütçü lisan etti isem af ola…
Kemal Atalar





