Bilim mi Teoloji mi?

Bilim ve felsefe Teolojik anlatımlarla yani Teolojiyi bilim seviyesine çıkartmak yada Bilimi teolojiye indirgemek Bilimi yok saymakla eş değerdir.
Çünkü.; Bilim bilinmeyeni araştırma sorgulama ve bulma işi ve sürekliliğidir.

Ancak ;
Teoloji binlerce yıldır yerinde sayan hiçbir araştırma irdeleme akıl yürütme olmadan yada ihtiyaç duymadan, M.Ö lerinden bu yana anlatılar yumagı hatta keşmekeşliği ile tekrardan başka bir aktivite içermeyen tekrarlardan ibaret fakat bilimin onca çabaları sonucu ortaya attığı ispatı ,kendince kaydırık kuyduruk ” Falan olay falan hadiste yada ayette anlatılmıştı..” gibi yakıştırmalar la bilimi kendine kalkan edinmek ama bilimi öcü olarak görmektende ,göstermekten öte durmayan bir anlayıştan ibarettir.

Mademki .;
Bilimin onlarca,yüzlerce yıl ugraşıp çeşitli bedeller ödeyerek deneyler,irdeleme,okuma,sorgulamalar sonucu ortaya çıkardığı bir yasayı,hukuku,evrimin bir zerresini hatta deryada bir damlasını,ispatını, teolojilerin binlerce yıldır var olmalarına rağmen bu ispatları bilimden önce bulamadılar, bilimden önce ispata soyunmadılar, neden biat ve Hurafe’ zihniyeti ile bilimin önüne set çekerek ,araştırma ve sorgulamayı CENNET,CEHENNEM kavramları ile engellemeye red etmeye ve karalamaya, hakaret etmeye çalışıyorlar.

Neden, Bilim adamı,Doktor,Mühendis,Jeolog,tarihçi, antropolog vb insanların tarihsel süreç içinde ortaya koydukları evrim yasalarını ve dönüşümlerini teoloğlar kendileri söylemedi, madem teoloji bunları yazmış ise anlatıyor ise, Bunlar ya bu kitapları iyi okumadıklarını ya anlamadıklarını,
anlatmadıklarını, korktuklarını yada uydurduklarının göstergesi olmuyor mu .?

Hangi teoloji kitabı,inancı anlayışı, evrenin 13.7 milyar yaşında olduğunu yazıyor,
hangi teoloji insanlığın varlığının 6 milyon yıldan bu yana oluşmaya başladığını ( günümüz sapiens insansıları ) yazıyor,
hangi teoloji, doğadaki tüm canlıların Balıklar,Dört ayaklı canlılar,Böcekler,Haşereler,uçan kuşlar,
Maymunlar, goriller, şempanzeler ile şimdi
insanların DNA ve GEN’ lerinin benzerliğinin %99.9 oranında benzeştiğini ve oluşumun bu şekilde milyarlarca yıllık evrimleşme ile günümüze geldiği ve devam ettiğini yazıyor,
Hastalıkların neden,nasıl ve uzun zamanlı ayrıca evrenin tamamında aynı oranda farklı farklı versiyonlarda oluştuğunu ve bu durumun, sürüngenler den,Deniz yaşamından,orman yaşamı,dört ayaklı yaşamdan dik duruşlu yani ayakları üzerinde yaşama geçiş sürecindeki yaşamsal şartların değişimleri, beslenme,iklimsel değişimler,hareketli yaşamdan hareketsizlik ile ( hareketsiz yaşama geçiş )birlikte bu ve benzer
hastalık ve mikropların taşınması ve gen’lerden yani soya çekim nedeni ile oluştuğunu yazmış…

İşte bunların hepsi bilim sayesinde uzun seneler deneyler,araştırmalar sabırla ve azimle ( katliamlarlarına rağmen ) birlikte yapılan araştırma çalışmalar sonucu insanlığa kazandırılmıştır.

Dünyanın 6 günde var edilip 7 günü dinlenme anlatımından öteye gidemeyen ve bunların aksilerinin yani yanlış bilgilendirmeler olduğunu ispatlamanın görev ve sorumluluğu dün olduğu gibi bugün ve yarın Etkin bilimsel araştırmalara dayanmaktadır.

Ayrıca, .
bilimin görev alanın teolojiyi kabul yada red etmek değildir.
Fakat bilimin daima sorgulama irdeleme okuma ve ispat yükü olduğu için ,kolaycı hurafe ve ezberci teolojik anlatılar zorlanınca işte Nurettin Yıldız gibi. İlahiyatçı geçinenler hemen ” Ataesitlerle konuşmayın tartışmayın yoksa sizi kendilerine benzetir,sorgularınız ” diyerek Ataizim ile bilimi aynı kefeye koyarak insanları gelecek nesil gençliği ” Okumayan sorgulamayan cahil nesil bize lazım ” anlayışı ile doğadan,evrenden,yaşamdan,
tarihten,bilimden bihaber oturarak şükür eyleyen asalaklar olmalarını ve patronlara yani Emperyalizme,siyonizme,.kapitalizme ve Din
tacirlerine hizmetçi köle ve sürü olmalarını sağlamak ile gerçeklikten koparma derdindeler.

Halbuki,
Bilim insanları hiç kimsenin dinini inancını anlayışı sorgulama derdinde değiller, onlar ” yeterli bizlere imkanlar,fırsatlar verilsin bizler insanlığın önünü açalım ” derdindeler.

Bu nedenle,
Tüm gelişmiş olan ülkelerde olduğu gibi ilkokullarda başlayarak bilimsel,akıl ve zeka geliştirici,sorgulayıcı deney ve araştırmalara yönelik Eğitim müfredatları uygulanmalı, isteyenler varsa teoloji dersleri sadece onlara verilmeli, yani zorunlu değil istege bağlı fakat bilim dersleri ileri ve gelişmiş bir ülke olmamız için olmazsa olmaz eğitim müfredatı olmalı . Teoloji ve hurafelere ayrılan bütçeler bilime yönlendirilmeli ki, gelecek nesillerden aydın donanımlı bilim insanları, uzay,genetik,uzmanları,hastalık ve mimari uzmanlar oluşsun ve doğada meydana gelmesi muhtemel Deprem,Sel,Felaketlerinin KADER DEĞİL tedbirsizlik ve Cehalet nedeni ile ölümlerin azaltılması yada ortadan kaldırılması sağlanabilsin .

Örnek ; .
Japonya’da depremler 8-9 dereceden aşağı etkileşimleri olmamasına rağmen, yıkım ve ölüm oranlarına bakın birde ülkemizde dahil bilimsel eğitimden uzaklaştırılmış,hazırcı,biatçı hurafe ve teoloji temelli eğitim agırlıklı ülkelerdeki ölümlere bakın.
Deprem öldürmez,Tedbirsizlik ve Cehalet öldürür ve ayrıca ,Coğrafya kişilerin ve Halkın kaderi değil orasını yaşanabilir hale getirme tercihleri olmalıdır.

Kemal Atalar

Benzer Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Yazıda Dikkatinizi Çekebilir!
Kapalı
Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün